Yandex

Türkiye’de insanların yaklaşık %40’ında tiroid nodülüne rastlanmaktadır. Gelişen tıp teknolojisi sayesinde cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmadan tiroid nodüllerinin alınması mümkündür. Kişide bulunan tiroid nodüllerinin sayısı ve içerik yapısı değerlendirildikten sonra radyofrekans ablasyon tedavisi ile nodüllerin yakılması prensibine ablasyon tedavisi denilmektedir. Amerika ve Avrupa ülkelerinde yaklaşık 15 yıldır kullanılan bu cerrahi dışı bu yöntem; iyi huylu nodüllerin yok edilmesinde kullanılmaktadır. İyi huylu olup çok sayıda olan tiroid nodülleri kozmetik açıdan sorun yaşatması ile birlikte nefes almada da zorluklara neden olabilmektedir. Lokal anestezi altında uygulanan ablasyon tedavisinde özel iğnelerle nodülün içine girilerek radyofrekans verilmekte ve nodülün yakılması sağlanmaktadır. Radyofrekans ile yakılan nodül aylar içerisinde küçülerek yok olmaktadır. Tedavinin herhangi bir kesiye ihtiyaç duyulmaması ve ayakta gerçekleştirilmesi açısından hem doktorların hem de hastaların sıklıkla tercih ettiği konforlu bir yöntemdir.

Radyofrekans Ablasyonu(RFA) Radyofrekans (RF) ya da radyofrekans ablasyonu yaklaşık 20 yıldan beri karaciğer, akciğer, böbrek, kemik tümörleri ve son yılarda da tiroid nodülleri ve meme kitlelerinin tedavisinde, cerrahi ve kemoterapi gibi yöntemleri tamamlayıcı ya da alternatif olarak yararlanılan bir yöntemdir. Görüntüleme yöntemleri ile saptanan tümörün içerisine ciltten (perkütan), ultrasonografi (US) ya da bilgisayarlı tomografi (BT) eşliğinde iğne şeklinde bir prob yerleştirilir. Probdan geçen radyo frekans dalgaları tümör dokusunu ısıtarak harap eder. İşlemin önemli avantajları cerrahi kesiye gerek duyulmaması, lokal anestezi ve sedasyon eşliğinde uygulanabilmesi ve hastanede kalış süresinin kısa olmasıdır.

Radyofrekans ablasyon tedavisine başlamadan önce, hastaların ön hazırlık süreci vardır. Bu aşamada öncelikle kan tahlilleri yapılmaktadır. Tedavinin yapılacağı alanın büyüklüğü ve hastalığın dağılımının ne kadar olduğunu görebilmek için ultrason ve tomografiden yararlanılır. Tedaviden önce hasta hiçbir şey yememelidir. Tedavi sırasında işlem bölgesel anesteziyle yapıldığından, hasta o sırada bir ağrı duymaz. Ancak işlem bittikten sonra hasta hafif derecede ağrılar yaşayabilir. Ablasyon tedavisi bittikten sonra hastaların hastanede istirahat etmesine gerek duyulmaz. Fakat ameliyatın yapıldığı gün, taburcu olabilen hastaların mutlaka ağrı kesici ilaç kullanmaları tavsiye edilir. Çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan RF ablasyonu, diğer tedavi yöntemlerine göre bazı avantajlara sahiptir.

Örneğin tiroidin radyofrekans ablasyon tedavisi ile iyileştirilmesinin avantajları şu şekildedir;

- Ameliyattan korkan hastalara da rahat bir tedavi seçeneği sunar.

- Bu tedavi yönteminde hastalığın iyileşme oranı oldukça yüksektir.

- Ameliyatla tedavi olmayla kıyaslanırsa, oldukça rahat ve kolaydır.

- Hastaların evlerine ve günlük yaşam tempolarına dönmeleri daha hızlı olur.

- Narkoza ihtiyaç kalmaz, lokal anestezi ile işlem tamamlanır.

- Kozmetik açıdan sonuçlar oldukça memnun edicidir. Dikiş izi kesinlikle kalmaz.

- Tedavinin başlayıp bitmesi oldukça hızlıdır. İşlem çabuk biter. Genel olarak RF ablasyon tedavisinin faydalarından en önemlisi hastalarda herhangi bir kesi olmamasıdır. İşlemlerin hemen hepsinin kısa sürmektedir. Hastada ciddi bir ağrı olmaması ve çoğunun günlük yaşam tempolarına çabuk dönebilmesi de mümkündür. Ayrıca, klasik ameliyatlara göre çok daha uygun bütçeli olması RF ablasyon tedavisinin tercih edilmesinin nedenlerinden biridir.

Ablasyon Tedavisi Öncesi ve Sonrası

Ablasyon tedavisi öncesinde hastanın sağlık öyküsü, hastalığın ilerleme durumu ayrıntılı bir şekilde değerlendirilerek nitelikli bir planlama yapılmalıdır. Günümüzde daha çok cerrahi uygulamaların uygun olmadığı hastalara uygulanan ablasyon tedavisi; uygulanacak nodül ya da kistin boyutuna, sayısına, komşu organlarına göre planlanmalıdır. Ablasyon tedavisinin uygulanabilmesi için kitlenin 5 santimetreden küçük olması gerekliliğinin yanı sıra enfeksiyon ya da kan değerlerinde anormallik yaşandığında uygulanamamaktadır. Ablasyon tedavi yöntem; tiroid nodülleri, meme fibroadenomları gibi kitlelerin yanı sıra mide, boyun, pankreas bölgesinde bulunan kitlelere ve nöroendokrin tümör metastazlarında da uygulanabilmektedir.

Ablasyon tedavisi sonrasında hastanın total sağlık durumu ile birlikte uygulanan kitlenin küçülme durumu takip edilmektedir. Belirli süre içerisinde belirli oranda küçülmesi beklenen kitlenin anormal bir süreç yaşıyor olması durumunda alternatif ve destekleyici tedavi yöntemlerine de başvurulabilmektedir. Ablasyon tedavisini uygulayacak olan doktorun özenli bir şekilde seçilmesi iyileşme sürecinin çok daha kısa sürmesini sağlamasının yanı sıra tedavinin başarı oranını da yükseltmektedir. Bununla birlikte tedavi aşamasında kullanılan cihazların nitelikli olması ve güncel teknoloji ile oluşturulması da süreç içerisinde karşılaşılabilecek risklerin önüne geçilmesinde etkendir.