Yandex

Fibroadenom kadın meme organında en sık karşılaşılan iyi huylu kitlelerdir. Östrojen hormonunun (kadınlık hormonunun) yoğun olarak salgılandığı dönemlerde daha çok oluşan fibroadenomlar; genellikle hamilelik döneminde oluşmaktadır ve kadınların yaklaşık ’unda görülmektedir. Elle hissedilebilen ve hareket ettirilebilen mobil kitleler olarak tanımlanan bu kitlelerin mutlaka kontrol altına alınmaları gerekmektedir.

Fibroadenomlar yapılan araştırmalar ve çalışmalar sonucunda boyutlarına göre adlandırılmaktadır;

- Küçük fibroadenomlar: memede yüzeysel olarak oluşurlar ve boyutları maksimum 3 – 4 milimetredir.

- Boyutları 1 ila 3 santimetre olarak belirlenen bu fibroadenomlar en yaygın kitlelerdir ve teşhis edilen fibroadenomların yaklaşık %80’ini oluşturmaktadır.

- 4 – 5 santimetreye ulaşabilen ve intermediate fibroadenom olarak tanımlanan kitlelerdir.

- Ergenlik dönemi ve menopoz öncesi dönemde rastlanılan dev fibroadenomlardır.

Fibroadenomların Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Fibroadenomlar ultrason ve mamografi gibi ileri teknolojik görüntüleme sistemleri ile incelenmektedir. Boyutlarına ve konumlarına göre değerlendirilen fibroadenomlar bazı kadınlarda memenin tamamını kapladığı da görülmektedir. Kötü huylu olduğu düşünülen ya da kanser riski taşıyan kitlelerde biyopsi yapılması önerilmektedir. Yaklaşık %55’i sol memeden bulunan fibroadenomların tedavisi cerrahi ya da cerrahi dışı yöntemlerle uygulanabilmektedir. Fibroadenomların cerrahi müdahale ile tedavisi; kesi ve dikişe ihtiyaç duyulması ve enfeksiyon riski taşıması açısından günümüzde çok fazla tercih edilmemektedir. Bunun yanı sıra lokal anestezi altında gerçekleştirilen iğne biyopsisi çok daha fazla tercih edilebilen bir tedavi yöntemidir.

Ameliyatsız fibroadenom tedavi yöntemleri ise günümüzde iki farklı şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Bu yöntemler; BLES ve vakum biyopsisi sistemidir. Bu tedavi yöntemleri lokal anestezi uygulaması eşliğinde herhangi bir kesi ve dikiş işlemine ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilmektedir. Solid meme kitlesi olarak tanımlanan fibroadenomların ameliyatsız tedavisi öncesinde ultrasonografi, MR, renkli doppler ve mamografi gibi teşhis yöntemleri kullanılarak büyüklükleri, sayıları ve risk grubunda olup olmadıkları değerlendirilmektedir. Aynı zamanda kadının yaşı, adölesan ya da premenopozal gibi dönemlerde olup olmadığı da değerlendirmeye dahil edilmelidir. Fibroadenomların tedavisi öncelikle korucu nitelikte gerçekleştirilmektedir.

Sağlık öyküsü ve genetik aktarımı ayrıntılı bir şekilde değerlendirilen kadının teşhis edilen fibroadenomları kanser riski taşımıyor ise 6 ila 12 ay arasında kontrol altına alınmaktadır. Büyüme ve yapı değişikliği yaşanan fibroaenomlarda en uygun tedavi yöntemi belirlenerek uygulanmaktadır.